YİNE LİMİTİ AŞTIK

Aşırı sıcak günler, nemli havanın hissedilen sıcağı arttırması derken tabi yine kaynaklarımızı çok tüketmeye devam ettik  ve ne yazık ki tüketirken de düşünmeye pek vakit bulamadık çünkü ya işlerimiz çok yoğundu ya -aman ne yapayım musluk su akıtıyorsa akıtsın- dedik ya da -öf bu sıcaklarda da klimasız durulmaz ki ama – diye kendimizi “ferahlattık”. Peki bu sırada doğada BszodKfIcAA9eUTneler oldu?

Biz tükettikçe ne oldu biliyor musunuz(?) kaynaklarımız hızla azalmaya devam etti, aşırı sıcaklardan yangınlar çıktı, sel ve taşkın felaketleri yaşandı, bazı türler yok olmaya başladı ya da yok olma tehlikesiyle arasında ince bir çizgi kaldı. Başka bir gezegene gitme, kaçıp kurtulma hayallerimiz devam ediyor olsa da halen daha “there is no planet B” ile karşı karşıyayız. Devamını Oku

7 Milyar Hayal. 1 Gezegen. Bilinçli Tüket

Son moda trend olarak çevreyi takip etmenin bir tık ötesine geçebilir ve yaşadığımız çevrenin bizim ve diğer canlılar için önemini anlayabilirsek işte o zaman “çevrecilik” kavramını doldurmaya başlayabiliriz. İşe öncelikle çevreyle bir bütün olduğumuzu anlayarak başlayabiliriz diye düşünüyorum.Happy-Environment-Day-Quotes-Sayings-Images-Wallpapers-Photos-Pictures

Peki bugünü yani 5 Haziran’ı neden Dünya Çevre Günü olarak kutluyoruz biraz tarihçesine bakalım mı?

5 Haziran 1972 yılında 113 ülkeden dünya liderleri Stokholm Konferansı’nda bir araya gelerek ilkkez gezegenimizin geleceği hakkında ciddi ciddi düşünmeye başlamışlardır. CFC[1]’lerin ve küresel ısınmanın da ilk kez tartışıldığı bu konferansta taraflar çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik bir plan oluşturulmasında ve her yıl  konferansın yıldönümü olan 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olarak kutlanması konusunda ortak bir karara varmışlardır.

Konferansın akabinde bu amaçla  Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. Tüm BM üyesi ülkeler de UNEP altındaki faaliyetlerinin koordinasyonundan sorumlu tutulmuştur. UNEP’in öne çıkan başarılarından biri de CFC’lerin kullanımı yasaklayarak ozon tabakasının delinmesinin önüne geçen Montreal Protokolü’dür. UNEP halen küresel ısınma ve diğer çevre koruma faaliyetleri konusunda  önemli çalışmalara imza atmaktadır. Devamını Oku

MERHABA

climate-change_300

Kaynak: Population Growth

“Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” diyerek söze başlamayı düşünsem de iklim değişikliğinin bu denli hızlı değişimine olan katkımızı düşündüğümde bazı şeylerin değişmemesi, belki de bu kadar hızlı değişmemesi gerektiğini kabul etmek ve bunun için harekete geçmekten başka çözüm kalmıyor.

Peki nedir o bazı şeyler? Gelecek yazılarımda ve paylaşımlarımda çok daha anlaşılır olacak. Takipte kalmanızı dilerim.

Devamını Oku